Dijital cihazların hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, uzun süre ekran karşısında geçirilen zaman da hızla arttı. Özellikle bilgisayar, telefon veya tablet kullanırken birçok kişinin farkında olmadan nefesini kısa süreliğine tuttuğu veya yüzeysel solunum yaptığı araştırılıyor. Uzmanlar bu durumu son yıllarda ekran apnesi (screen apnea) olarak tanımlıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, ekran karşısında gelişen bu fark edilmesi zor alışkanlığın uzun vadede kalp sağlığını da etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Gün boyu yoğun şekilde ekrana odaklanmak, stres hormonlarını artırabilir ve solunumun düzensizleşmesine neden olabilir. Bu durum ise kalp ritmi, tansiyon ve dolaşım sistemi üzerinde bazı olumsuz etkiler yaratabilir.
Ekrana Odaklanırken Nefesimizi Fark Etmeden Tutabiliyoruz
Dijital ortamda yoğun odaklanma gerektiren durumlarda vücudun doğal solunum ritmi değişebiliyor.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak konuya ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “Bilgisayar veya telefon ekranına uzun süre dikkatle bakarken bazı kişiler farkında olmadan nefesini kısa süreliğine tutabiliyor ya da yüzeysel solunum yapabiliyor. Bu durum genellikle kişinin fark etmediği bir refleks şeklinde ortaya çıkıyor. Ancak solunum ritminde yaşanan düzensizlik, özellikle uzun süre devam ettiğinde vücutta stres yanıtını artırabiliyor.”
Uzmanlara göre ekran apnesi, yoğun konsantrasyon gerektiren işlerde çalışan kişilerde, yazılım geliştiricilerde, tasarımcılar ve öğrencilerde daha sık görülüyor.
Düzensiz Solunum Kalp Ritmini ve Tansiyonu Etkileyebilir
Solunum sistemi ile kalp sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Nefesin düzensizleşmesi, kalp atım hızının ve tansiyonun da etkilenmesine neden olabiliyor.
Solunum ve kalp ritmi birbiriyle yakından ilişkilidir. Uzun süre nefes tutma veya yüzeysel solunum, vücudun oksijen dengesini etkileyebilir. Bu durum bazı kişilerde kalp atış hızının artmasına, tansiyon dalgalanmalarına veya stres seviyesinin yükselmesine yol açabilir. Özellikle masa başında uzun süre çalışan kişilerde bu durum daha belirgin hale gelebilir.
Uzun Süreli Ekran Kullanımı Kalp Sağlığı Açısından Dolaylı Riskler Oluşturabilir
Ekran apnesi tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir. Modern yaşamın getirdiği bazı alışkanlıklarla birlikte ele alındığında dikkat edilmesi gereken bir durum olarak görülmeli.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak şu noktaya dikkat çekiyor: “Uzun süre hareketsiz kalmak, stres altında çalışmak ve düzensiz solunum birlikte değerlendirildiğinde kalp sağlığı açısından bazı risk faktörleri ortaya çıkabilir. Gün içinde saatlerce ekran başında kalmak, fiziksel aktivite düzeyini, kan dolaşımını ve genel kardiyovasküler sağlığı da etkileyebilir.”
Dijital Çalışma Düzeninde Küçük Alışkanlıklar Büyük Fark Yaratabilir
Uzmanlar ekran karşısında çalışan kişilerin solunumlarını fark etmekte zorlanabileceğini ancak bazı basit alışkanlıkların bu durumu dengelemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, şu önerilerde bulunuyor:
- Çalışma sırasında belirli aralıklarla kısa molalar vermek
- Ekrana yoğun odaklanılan anlarda nefes farkındalığı oluşturmak
- Gün içinde kısa yürüyüşler yapmak
- Masa başı çalışma saatlerinde omuz ve göğüs bölgesini rahatlatan egzersizler uygulamak
- Uzun süre kesintisiz ekran kullanımından kaçınmak
Bu tür basit ama etkili alışkanlıkların hem solunum düzenini hem de dolaşım sistemini destekleyebileceği ifade ediliyor.
Kalp Sağlığı, Günlük Alışkanlıklarla da İlgilidir
Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, dijital çağda kalp sağlığını korumanın yalnızca klasik risk faktörlerini değil, yaşam tarzındaki yeni alışkanlıkları da kapsaması gerektiğini vurguluyor:
“Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken bazı yeni alışkanlıkları da beraberinde getiriyor. Uzun süre ekran karşısında çalışmak, düzensiz solunum ve hareketsiz yaşam tarzı kalp sağlığı açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Bu nedenle gün içinde solunumun farkında olmak, düzenli hareket etmek ve çalışma düzenini dengelemek kalp sağlığını korumada önemli bir rol oynayabilir.”
