Göz Hastalıkları

Akıllı mercek seçiminde kişiselleştirilmiş planlama neden önemli?

Göz sağlığı alanındaki teknolojik gelişmeler, katarakt cerrahisini yalnızca bulanıklaşan merceğin değiştirilmesi işlemi olmaktan çıkarıp kişiye özel görme planlamasının yapıldığı bir sürece dönüştürüyor. Günümüzde birçok hasta, ameliyat sonrası günlük yaşamında daha konforlu görmeyi hedefliyor. 

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar, mercek seçiminde tek tip yaklaşımın doğru olmadığını, hastanın yaşam alışkanlıkları ve göz yapısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Monofokal Lensler Etkili ve Güvenilir Bir Seçenektir

Katarakt ameliyatlarında uzun yıllardır kullanılan monofokal göz içi lensler, tek odakta net görüş sağlamayı hedefler. Bu mercekler çoğunlukla uzak mesafeyi düzeltir ve hastalar yakın görme için gözlük kullanmaya devam edebilir.

Op. Dr. Ahmet Taşar, standart lenslerin günümüzde de birçok hasta için uygun bir seçenek olduğunu belirterek şu bilgiyi paylaşıyor:

“Gece görüş kalitesi öncelikli olan, gözlük kullanımından rahatsız olmayan veya ek göz hastalığı bulunan hastalarda monofokal lensler başarılı sonuçlar sağlayabilir.”

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar

Akıllı Mercek Seçimi Hastanın Yaşam Tarzına Göre Planlanmalıdır

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte multifokal ve trifokal gibi farklı optik tasarımlara sahip akıllı mercekler yaygınlaştı. Bu mercekler uygun hastalarda birden fazla mesafede görme konforunu artırmayı hedefleyebiliyor.

Op. Dr. Ahmet Taşar’a göre burada kritik nokta, en gelişmiş merceği seçmek değil, en uygun merceği belirlemektir:

“Akıllı mercek planlamasında hastanın gece araç kullanıp kullanmadığı, bilgisayar başında geçirdiği süre, kitap okuma alışkanlığı ve mesleki ihtiyaçları mutlaka sorgulanmalıdır. Her optik tasarım her yaşam tarzına aynı faydayı sağlamaz.”

Yoğun Ekran Kullanımı ve Gece Sürüşü Lens Tercihini Etkileyebilir

Günümüzde dijital ekran maruziyetinin artması, mercek planlamasında orta mesafe görüşünü önemli hale getiriyor. Özellikle gün içinde uzun süre bilgisayar kullanan kişilerde bu ihtiyaç belirleyici olabilir.

Op. Dr. Ahmet Taşar, gece sürüşü yoğun olan bireylerde ise farklı bir değerlendirme gerektiğini ifade ediyor:

“Bazı hastalarda gece ışık hassasiyeti önemli olabilir. Bu nedenle gece aktif araç kullanan kişilerde mercek seçimi daha dikkatli yapılmalı, beklenti ve olası görsel etkiler ameliyat öncesinde ayrıntılı şekilde konuşulmalıdır.”

Her Hasta Akıllı Mercek İçin Uygun Aday Olmayabilir

Toplumda akıllı merceklerin herkes için uygun olduğu yönünde yaygın bir algı bulunuyor. Ancak uzmanlara göre bazı göz hastalıkları veya yapısal özellikler, lens seçimini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle aday değerlendirmesi mutlaka ayrıntılı göz muayenesi ve ölçümlerle yapılmalıdır.

Op. Dr. Ahmet Taşar, bazı hasta gruplarında daha dikkatli planlama gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaşıyor:

“Retina hastalıkları, düzensiz kornea yapısı veya bazı yüzey problemleri bulunan bireylerde mercek tercihi kişiye özel değerlendirilmelidir.”

Aşağıdaki durumlara sahip kişilerde akıllı mercek uygunluğu bireysel olarak değerlendirilmelidir:

  • Retina hastalığı bulunanlar
  • Keratokonus gibi kornea düzensizliği olanlar
  • İleri derecede kuru göz problemi yaşayanlar
  • Daha önce kornea ve retina cerrahisi geçirmiş olanlar
  • Gece görüş hassasiyeti yüksek olan ve yoğun gece araç kullanan bireyler
  • Görme beklentisi ile göz yapısı arasında uyumsuzluk bulunan hastalar

Başarılı Sonuç İçin Doğru Hasta ve Doğru Lens Eşleşmesi Şarttır

Katarakt cerrahisinde başarı, ileri teknoloji ile doğru hasta beklentisinin birleştiği noktada başlar. Çok odaklı (trifokal) göz içi lens uygulamaları, uygun vakalarda görme bağımsızlığını önemli ölçüde artırsa da, her göz yapısının biyolojik sınırları ve iyileşme süreci farklılık gösterebilir. 

Op. Dr. Ahmet Taşar değerlendirmesini şu sözlerle tamamlıyor: “Günümüzde katarakt cerrahisi, standart bir operasyondan ziyade kişiye özel optik bir planlama olarak ele alınmalıdır. Hastanın mesleki yaşamı, günlük alışkanlıkları ve göz yapısı bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğinde, görme konforu en yüksek seviyeye taşınabilmektedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir