Göz Hastalıkları

Az pişmiş et ve yıkanmamış Sebze Göz sağlığınızı tehdit ediyor

Türk Oftalmoloji Derneği Uvea-Behçet Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti. Yıldırım, ani gelişen görme değişikliklerinde zaman kaybetmeden bir göz hekimine başvurulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. 

Göz içindeki iltihaplar, yani üveitler, bazı sistemik hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir. Bunlar arasında Behçet hastalığı, çocukluk döneminde görülen bazı eklem iltihapları, omurga ve bağırsak hastalıkları sayılabilir. Bunun yanı sıra bazı enfeksiyonlar da göz iltihabına yol açabilir. Bu enfeksiyon etkenlerinin başında Toksoplazma Gondii isimli parazit geliyor.

Türk Oftalmoloji Derneği Uvea-Behçet Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırım Toksoplazma Gondii enfeksiyonunun Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada bağışıklık sistemi sağlıklı erişkin ve çocuklarda enfeksiyonlara bağlı arka üveit denilen kalıcı görme kaybı riski yüksek olan üveitlerin en sık nedeni olduğunu açıkladı. Çok yaygın olarak bulunan bu parazitin dünya nüfusunun üçte birini enfekte ettiği bildiriliyor. Sıcak iklime sahip ülkelerde daha sık rastlanan parazitin ana konağı kedi, ara konağı ise insanlar ve diğer memeliler.

Prof. Dr. Özlem Yıldırım

Parazitin ana konağı kediler

Kedilerin bağırsağında bulunan parazitler dışkılama yoluyla toprak ve suya geçer. Parazit, yaşam döngüsü boyunca doku kistleri oluşturarak çevre koşullarından kolay kolay etkilenmez ve uzun süre canlılığını koruyabilir. İnsanlar; doku kistleri barındıran etlerin çiğ ya da az pişirilerek tüketilmesi, parazitle bulaşmış toprakla temas, parazitle bulaşmış sebze ve meyvelerin iyi yıkanmadan tüketilmesi, parazitle bulaşmış suların kullanılması, gebelik döneminde plasenta yoluyla bebeğe geçiş, organ nakli ve kan transfüzyonu yoluyla enfekte olabilirler. Bu nedenle çiğ ya da az pişmiş et tüketimi, parazitle bulaşmış tatlı su kaynaklarının içme suyu olarak kullanılması, parazitle bulaşmış toprakla temas, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyve tüketimi, düşük eğitim düzeyi, toprakla ilişkili işlerde çalışmak, kalabalık yaşam koşulları ile yetersiz mutfak ve el hijyeni hastalığın önemli risk faktörleri arasında yer alır.

Gebelik döneminde anneden bebeğe geçebiliyor

Enfeksiyonun en dikkat çekici yönlerinden biri de gebelik döneminde anneden bebeğe geçebilmesi. Gebelik öncesinde parazit ile karşılaşmamış dolayısıyla bağışıklık geliştirmemiş annelerde gebelik sırasında ilk kez Toksoplazma Gondii enfeksiyonu gelişirse, enfeksiyonun geliştiği gebelik süresine bağlı olarak parazit plasenta yoluyla bebeğe geçebiliyor. İlk üç ayda bulaşma riski düşüktür ancak tablo ciddidir; düşük ve anne karnında ölümle sonuçlanabilir. Gebeliğin daha ileri dönemlerinde bebek parazit ile karşılaşırsa doğumsal toksoplazmozis denen bir tablo oluşur. Bu bebeklerin hem gözlerinde hem de beyinlerinde ciddi sorunlar gelişir.

Bağışıklık sisteminiz güçlü olsa bile parazit pusuda bekleyebilir

Bağışıklık sistemi sağlıklı bireylerin büyük çoğunluğunda parazitle ilk karşılaşılan dönemde enfeksiyon şikayete yol açmaz; grip benzeri hafif belirtiler de genellikle gözden kaçar. Bu ilk enfeksiyonu takiben parazit beyin ve retina gibi sinir dokularında ve kaslarda doku kistleri oluşturarak bireyin bağışıklık sisteminin etkilerinden kendini korur. Bu kistlerin bir süre sonra aktive olması ve buna bağlı gelişen bağışıklık cevabı görme fonksiyonu için çok önemli olan retinada geri dönüşümsüz fonksiyon kayıplarına yol açar. Sistemik enfeksiyon geçiren olguların yüzde 2 ile 18’inde göz tutulumu görülür. Günümüzdeki mevcut tedaviler doku kistleri içindeki parazitlere etki etmediği için bu parazitle karşılaşmış bireyler hayatları boyunca tekrarlayan göz sorunları yaşayabilirler. İlk atak genellikle hayatın 20-40 yaşlarında ortaya çıkar. Enfeksiyonu geçiren hastalarda belirtiler hastanın yaşına, enfeksiyonun yerine, şiddetine ve bağışıklık sisteminin durumuna bağlı olarak değişebilir. İleri yaş ve bağışıklık sistemi yetersiz olan hastalarda hastalık daha ağır seyreder.

Hastalar tek gözde ani başlangıçlı görme kaybı, görme bulanıklığı, uçuşma, ışık hassasiyeti, bazen de kızarıklık ve ağrı şikayetiyle başvururlar. Hastalık tedavi edilse bile gözde bir miktar skar dediğimiz nedbe dokusu bırakabilir. Hastalık zamanında tanınıp erken tedavi edilmezse nedbe dokusu ciddi kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanır. Bu nedenle görme ile ilgili ani değişikliklerde gecikmeden göz hekimine başvurmak kritik önem taşır.

Kişisel hijyen en önemli korunma yöntemi

Temel olarak parazite bağlı enfeksiyonları önlemenin yolu, parazitin bulaşmasını önlemektir. Eğitim, tarım, hayvancılık, et ve et ürünleri üretimi ile su kaynaklarının arıtılmasındaki gelişmeler ve gebelik döneminde yapılan taramalar hastalığın sıklığının azaltılması için büyük önem taşır. Bununla birlikte ellerin düzenli yıkanması, etlerin iyi pişirilmesi, sebze ve meyvelerin iyice yıkanarak tüketilmesi, temiz su kullanımı ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi de enfeksiyonun önlenmesinde en temel uygulamalardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir