Kadınların ortak özelliği yaşam süresini uzatıyor ama bedeli var

Dünya Kadınlar Günü, kadınların yaşamdaki başarıları ve toplumsal katkılarını hatırlatırken, kadın sağlığına dair önemli gerçekleri de yeniden düşünmek için güçlü bir fırsat. Araştırmalara göre kadınlar dünya genelinde erkeklerden ortalama 5–7 yıl daha uzun yaşıyor. Peki bu yıllar sağlıklı mı yoksa hastalıklarla mı geçiyor? Çünkü araştırmalara göre kadınların ilerleyen yaşlarında kronik hastalıklara yakalanma riski daha yüksek. Acıbadem Life Danışmanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Parvana Seyidova, “Kadın sağlığında asıl hedef yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, sağlıklı geçirilen yılları artırmak olmalı” diyor ve kadınların hangi kronik hastalıklara karşı nasıl önlem alabileceğini anlatıyor.
Kadınları uzun yaşatan genler mi var?
Araştırmalara göre kadınların dünya genelinde erkeklerden ortalama 5–7 yıl daha uzun yaşadığını belirten Op. Dr. Parvana Seyidova, “Bu sürenin her zaman sağlıklı geçip geçmediğine dikkat etmek gerekiyor. Çalışmalara göre kadınlar daha uzun bir yaşam süresine sahip olsalar da ileri yaşlarda kronik hastalıklarla yaşama olasılıkları erkeklere kıyasla daha yüksek olabiliyor. Kadınların yaşam süresinin daha uzun olmasında genetik ve hormonal faktörler ile yaşam tarzı davranışları önemli rol oynuyor. İki X kromozomuna sahip olmaları bazı hastalıklara karşı koruyucu bir avantaj sağlayabilirken, özellikle menopoz öncesi dönemde östrojen hormonunun kalp ve damar sağlığını desteklemesi de yaşam süresini olumlu etkiliyor. Ayrıca kadınların sağlık kontrollerine daha düzenli gitmeleri ve riskli alışkanlıklardan daha fazla kaçınmaları da daha uzun yaşamalarına katkıda bulunan önemli etkenler arasında yer alıyor” diyor.

Kadınları Tehdit Eden Sağlık Riskleri
Kadınların genetik ve hormonal avantajlar sayesinde daha uzun yaşamalarının bu sürenin tamamını sağlıklı geçirecekleri anlamına gelmediğini belirten Acıbadem Life Danışmanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Parvana Seyidova, “Kadınların ileri yaşlarda bazı hastalıklara yakalanma riski erkeklere kıyasla daha yüksek olabiliyor. Bu nedenle kadınların özellikle belirli sağlık risklerine karşı daha bilinçli ve dikkatli olması gerekiyor” diyor.
İşte kadınların yaşam kalitesini etkileyebilen ve dikkat edilmesi gereken başlıca sağlık riskleri:
1. Menopoz ve Hormonal Değişimler
Menopoz sonrası östrojen hormonunun azalmasıyla vücutta bir çok sistemin etkilendiğini söyleyen Op. Dr. Parvana Seyidova, “Bu dönemde özellikle kemik yoğunluğunun azalması, kalp ve damar hastalıkları ile metabolik sorunların görülme riski artabiliyor” diyor.
2. Osteoporoz (Kemik Erimesi)
Kadınlarda kemik erimesi erkeklere göre çok daha sık görülüyor. Özellikle menopoz sonrasında kemik yoğunluğunun hızla azalması kırık riskini artırabiliyor.
3. Tiroid Hastalıkları
Tiroid bezinin yavaş ya da hızlı çalışması kadınlarda oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunu. Tiroid hastalıkları metabolizmayı, enerji seviyesini ve hormon dengesini etkileyerek yaşam kalitesini düşürebiliyor.
4. Ruh Sağlığı Sorunları
Kadınlarda depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunları erkeklere kıyasla daha sık görülebiliyor. Hormonal değişimler, stres ve yaşam koşulları bu riskte etkili olabiliyor.
5. Sessiz İlerleyen Kalp Hastalıkları
Kalp hastalıkları kadınlarda çoğu zaman erkeklerden farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Göğüs ağrısı yerine halsizlik, nefes darlığı veya mide rahatsızlığı gibi belirtiler görülebileceği için tanı bazen gecikebiliyor.
Sağlıklı Yaş Almak Mümkün!
Doğru önlemlerle kadınların ileri yaş dönemlerini daha aktif ve kaliteli geçirmelerinin mümkün olduğunu ifade eden Acıbadem Life Danışmanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Parvana Seyidova, “Düzenli sağlık kontrolleri, menopoz ve hormonal değişimlerin doğru yönetilmesi, dengeli beslenme, kas ve kemik sağlığını destekleyen egzersizler, stres yönetimi, kaliteli uyku ve güçlü sosyal bağlar kadınların yaşam kalitesini belirleyen temel faktörler arasında yer alıyor. Kadın sağlığında asıl hedef yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, sağlıklı geçirilen yılları artırmak olmalıdır. Çünkü gerçek sağlık, yalnızca uzun yaşamak değil; aynı zamanda yaşamın her dönemini güçlü, aktif ve kaliteli bir şekilde sürdürebilmek anlamına geliyor” diyor.






