Çocuk Sağlığı

Çocuklarda Sık Görülen Sonbahar Hastalıkları ve Korunma Yolları

Sonbaharın gelmesiyle gündüz -gece hava sıcaklıklarında ani ısı değişiklikler başladı. Bu ısı farkları, solunum yollarının savunma sistemini bozarak özellikle küçük çocuklarda hastalık yapan  bazı mikropların üst solunum yollarına kolayca yerleşmesine ve kalabalık ortamda kolayca yayılmasına yol açmakta, salgın hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. 

Uzm. Dr. Süreyya Ergen Kıray
Uzm. Dr. Süreyya Ergen Kıray

Özellikle yeni eğitim -öğretim sezonunda birçok küçük çocuk kreş, anaokulu ve ilkokula gidecek, okula yeni başlayan bu yaş grubu çocuklarda bulaşıcılığı yüksek sonbahar ve kış hastalıklarını daha fazla göreceğiz. Bu hastalıkların, öğrencilerin okul başarısını ve sağlıklı büyüme-gelişmelerini olumsuz etkilememesi için anne babalara önemli görevler düşmekte.Ciddi sonuçlara yol açabilecek bu hastalıklar nelerdir, daha yakından  tanıyalım.

NEZLE(Soğuk Algınlığı):

Burun tıkanıklığı, akıntısı, hapşırık ,boğazda yanma, kaşıntı hissi ve başlangıçta kuru öksürükle kendini gösterir. ilk 2-3 gün ateş olabilir ancak sıklıkla hafif seyirlidir. Genellikle 7-10 günde tam iyileşme ile sonuçlanır. Çocukların yılda 10 -12 kez nezleye yakalanması ve ayakta kendi doğal sürecinde ilaçsız iyileşmesi normal kabul edilir. Küçük yaş grubunda nezle ile birlikte bronşitolit, orta kulak tiltihabı , krup ve zatürre oluşması riski daha yüksektir .

GÖZ NEZLESİ: 

Genellikle virüslerin mevsimsel salgınlar yaptığı zamanlarda görülür. Gözlerde ve göz kapaklarında kızarıklık – hafif şişlik ,sulanma ve kaşıntı ile kendini gösterir. Hastalık ilerlerse, iltihaplı çapaklanma meydana gelebilir ve göz şişliği cilde yayılabilir( tehlikelidir.). 

LARİNGOTRAKEİT(Krup):

Genelde, nezleden 1-2 gün sonra gelişen soluk borusu ve ses tellerinin enfeksiyonudur. Mikrobun tutunduğu yerde  ödem, ses kalınlaşması, özellikle gece belirgin havlar tarzda öksürük ortaya çıkar. Soluk borusunun daralması gittikçe artar ise  solunum sıkıntısı meydana gelebilir ve bu durum hayati tehlike oluşturur.

BRONŞİYOLİT: 

2 yaşından küçük  bebeklerde görülür. Bu rahatsızlık sıklıkla nezle gibi başlar, ardından hışıltı, tiz örsürük , solunum güçlüğü, sıvı kaybı gibi daha ciddi belirtiler gelişir. Hafif geçirilen hastalıkta ,çocuk ilk birkaç gün kötüleşip daha sonra yavaş bir iyileşme sürecine girer. Hastaların birçoğu hastalığı iyi bir bakım ve yerinde tedavi ile evde atlatır .Çocuğun muayene bulgularına  ve solunum sıkıntısına göre tedavi düzenlenir. Hastalık geçtikten sonra da öksürük 1 aya kadar devam edebilir.

İNFLUENZA(Grip):

İnfluenza virüslerinin yol açtığı üst – alt solunum yolu enfeksiyonudur. Sıklıkla ani başlayan yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları ile kendini gösterir. Ateş genellikle 3-5 gün sürer. Bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye en erken zamanda başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır, hastalığı yok etmez .Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için düşünülmelidir. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır. Korunmak için, Dünya Sağlık Örgütü 6 aydan büyük tüm çocuklar ve erişkinlere her yıl aşı uygulanmasını önermektedir.

SİNÜZİT:

Sıklıkla nezleyi  takiben gelişir. 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle bu süre uzar , burun doluluğu , iltihaplı yeşil-sarı sümük ve öksürük artışı olur.Küçük çocuklarda ateş tekrarlar . Büyük çocuklarda baş ve yüz ağrıları, yüzde şişkinlik  görülebilir. Tedavi gereklidir. Tedavi edilmemiş küçük çocuklarda, kafa kemiklerinde iltihaplanma, cilt enfeksiyonu(selülit) ve  hatta menenjit istenmeyen durumlardır. 

ORTA KULAK İLTİHABI:

Sıklıkla sinüzit gibi, nezleyi takiben meydana gelen kulak ağrısı, ateş (olmayabilir) ve veya kulak akıntısı ile kendini gösterir. Alerjik bünyeli, geniz eti büyümesi ve veya bademcik problemi olan çocuklarda daha sık gözlenir. Çocukta tekrarlayan enfeksiyonlar olması, işitme kaybı ve davranış değişikliği ile birlikte okul başarısını etkilemektedir. 

ZATÜRRE: 

Akciğerlerde bulunan hava keseciklerinin  iltihaplı sıvıyla dolarak akciğerlerin oksijen alışverişine zarar vermesidir. Zatürre; en sık bakteriler ve virüsler ile oluşur. Bakteriyel zatürrede; ateş, titreme, öksürük, sarı -yeşil renkli veya kanlı balgam, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve iştahsızlık  yapar. Virütik zatürrede; ateşin yanında baş ağrısı, kuru öksürük, kas ağrısı ve halsizlik gibi gribal enfeksiyon belirtileri görülebilir. Bazı hastalarda hiç ateş olmadan sadece halsizlik, yorgunluk ve kuru öksürük de görülenilmektedir.

Zatürre tedavisi hastanın yaşına , muayene bulgularına ve hastalığın mikrobuna göre  değişir.

Bakteri zatürresi antibiyotikle tedavi edilmelidir. Viral zatürrelerde iyileşme genelde ilaçsız ,sadece destek tedavi ile olabilmektedir .

Zatürre halen 5 yaşından küçük çocuklarda önemli bir ölüm nedenidir.

BEBEK VE ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ???

-Küçük bebekler için birincil koruma yolu, anne sütü ile beslenmedir. Anne sütü, bebeğin ilk aşısıdır. Doğum sonrası Sağlık bakanlığı aşı takvimi düzenli şekilde uygulanmalıdır, uygulama dışı özel aşılar için mutlaka uzman hekim tarafından bilgi alınmalıdır. 

-Bebek ve çocuk yemekleri , onun vücudunun direncini artıracak şekilde vitaminler, mikronutrientlerden ve antioksidanlardan  zengin olmalıdır. Tüm besin gruplarını dengeli oranlarda içeren, her çocuğun yaşına ve eksik taraflarına uygun beslenme programı oluşturulmalıdır-

-Sağlıklı beslenen bir çocuğun sürekli vitamin alması gerekli değildir ancak vücutta bir takım vitaminlerin eksik olduğu saptanırsa vitamin kullanılabilir. 

-Her yaş grubu çocuk için mutlaka her gün süt –süt ürünleri, yumurta, et, meyve-sebze, tahıllar ve baklagillerin tüketilmesi önem taşır. Özellikle yumurta en değerli protein kaynağı olup çocuk beslenmesinde çok önemlidir ve kış döneminde günlük tüketilmelidir. 

Haftada 2 kez evde balık tüketilemiyorsa, uygun ayında bebeklere ve büyük çocuklara omega 3 desteği yapılması yararlı olacaktır.

-Kış ve sonbahar dönemi hastalıklarının bulaşması; hasta çocuğun öksürme ve -hapşırmasıyla direkt temas veya çocuğun salgılarına temas etmiş eşyalar yoluyla olmaktadır. Hijyen kurallarına uymak ve el yıkama alışkanlığı çok önemlidir.

Öksürürken veya hapşırırken ağızlarını dirsekleri ile kapatmaları gerektiğini öğretin.

-Çocuk ve bebeklerde, sigaraya maruziyet ,orta kulak enfeksiyonları , alerjik havayolu hastalıkları, bronşiyolit ve bu gibi birçok enfeksiyonların sıklığını artırmaktadır.

-Mümkün olduğunca AVM, SİNEMA, OYUN ALANLARI  gibi kapalı, kalabalık ortamlardan kaçınılmalıdır.

Evlerin mümkünse havasının kuru olmaması, nem ölçümü yapılarak gerekirse nem seviyelerinin artırılması( ideal %50-60) yararlı olabilir.

Güneşli havalarda , parklarda bahçelerde öğle saatlerinde 20 dk güneşlenmek  D vitamini sentezlenmesini sağlayarak enfeksiyonlardan korunmada rol oynar.

-Okul çocuklarının kaliteli uyumaları , en geç saat 22:00 sularında  yatırılmaları vücut dirençlerinin artmasına katkı sağlamaktadır.

!!!Sık enfeksiyon geçirdiği düşünülen bebek ve  çocuklar, mutlaka bir çocuk doktoru tarafından muayene edilerek  altta yatan allerji, reflü, geniz eti, bademcik anormallikleri , bağışıklık yetersizliği ve bu  gibi faktörlerin bertaraf edilmesi çok önemlidir .

-Çocuklarda çoğu enfeksiyon viraldir. Böyle hastalıklarda sırf ateşli diye haksız yere antibiyotik kullanmak vücut direncini daha da düşürerek hastalığın başka türlü seyretmesine ,organ hasarlarına ve  telikeli olabillecek bakteri hastalıklarına sebep olmaktadır . Amaç anı kurtarmak değil, çocuğu en az zarar en çok yarar düşüncesiyle en kısa zamanda sağlığına kavuşturmak olmalıdır

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu