Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik tedavi hekimleri ROBOTLARLA el ele!

Fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında tedavi süreçlerine yüksek teknolojili robotlar da katıldı. Başta felç, serebral palsi, bel ve boyun ağrıları ve fıtıkları, romatizmal hastalıklar olmak üzere nörolojik, pediatrik, ortopedik hastalıkların tedavi ve rehabilitasyonu robotik sistemlerle yapılıyor.

Türkiye’nin ilk ve tek fizik tedavi ve rehabilitasyon sağlık grubu Romatem, alanında yüksek teknolojili tedavi hizmetleri, profesyonel ve deneyimli hekimleri ile Ege bölgesinin kalbi İzmir’de hizmet vermeye başladı.

ROMATEM Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Sağlık Grubu Kurucusu, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Köksal Holoğlu, “Yüksek teknolojik robotik sistemlerle donatılmış, tam kapsamlı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimizi İzmir’de açtık. Romatem kültürü ile yetişmiş profesyonel hekimlerimiz ve sağlık kadromuzu kurduk. Ege bölgesinin ihtiyacı olan; fizik tedavi alanında robotik rehabilitasyondan hidroterapiye, masajdan ozon tedavisine kadar uluslararası standartlarda, güncel tedavi seçeneklerini hastalarımıza ulaştıracağız. Uzmanlıklarını bilim ve teknoloji ile birleştiren profesyonel ekibimiz, hastalarımızın ağrısız ve özgürce hareket edebilmeleri için merkezimizin tüm imkanlarını sunacaklar.” diye konuştu.

Bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, erişilebilir fiyatlarla hizmet vereceklerinin altını çizen Dr. Holoğlu, “Egeliler, yüksek standartlarda sağlık hizmetini, profesyonel Romatem kadrosundan, en uygun fiyatlarla, en iyi hizmet kalitesiyle alacaklar. İzmir’e sadece teknolojiyi değil, tecrübemizi de taşıdık.” dedi.

Rehabilitasyonda farklı robotlar iş başında

Robotik rehabilitasyonda en yaygın olarak kullanılan sistemler arasında; yürüme robotları, omuz-kol robotları, el-parmak robotları, akım tedavisiyle kombine edilmiş dikey pasif hareket cihazları, yerçekimsiz yürüme robotları, aktif denge sistemleri, robotik omurga traksiyon sistemleri ve akıllı egzersiz sistemleri yer alıyor. Bel, boyun fıtıkları, omurga eğriliği, hasarlı omur ve omurga kireçlenmesine bağlı sinir sıkışmalarında devreye giren yüksek teknolojili robotik traksiyon cihazları; cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, fıtıklaşmış disklerin geri çekilmesini sağlayan nokta terapisi ile ağrıyı ortadan kaldırıyor. Hastanın fonksiyonelliği ve vücut pozisyonunu düzeltmesi nedeniyle diğer standart yöntemlerden farklı olduğunu vurgulayan Romatem İzmir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Havva Niyazoğlu, İzmir merkezde uygulan tedavi uygulamaları ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Robotik omurga traksiyon sistemini; istenen etkiyi elde etmek için çok fazla germe ağırlığı kullanmaya gerek kalmadan, omurgaya uygulanan kuvveti kademeli ve nazikçe artırmak, hastanın vücudunu rahat tutmak ve böylece kasların koruyucu reaksiyonunu önlemek için kullanıyoruz. Kan dolaşımını iyileştirmeyi ve kas kramplarının azaltılmasında veya dejenere olmuş omurilik disklerini iyileştirmeyi amaçlıyoruz. Bu tedavi, doğal iyileşme süreçlerini harekete geçiriyor ve omurga kemikleri arasındaki doğal biyomekanik etkileşimi yeniden sağlamaya yardımcı olurken, tamamen bilgisayar kontrollü robotik bir sistem olduğu için hastaya güvenli bir tedavi imkanı sunuyor.”

Sağlık sektöründe robotların çığır açtığını söyleyen Dr. Niyazoğlu, özellikle nörolojik rehabilitasyonda iyileşme ve fonksiyonu geri kazanma süreçlerinin inanılmaz hızlandığına dikkat çekerek “Bu teknolojiler sayesinde; hastanın yürüme ve diğer hareket aktiviteleri kolayca denetleniyor ve değerlendiriliyor. Yürüyüş modeli ve destekleyici güçler fonksiyonel eğitime uyum sağlamak için hastanın ihtiyaçlarına göre bireysel olarak ayarlanıyor. Görselleştirilmiş performans geri bildirimi sayesinde hasta motivasyonu sağlanıyor. Bilgisayar destekli değerlendirme ölçekleri ile hasta gelişimi hakkında kolay ve yeniden elde edilebilir verileri takip etmek mümkün oluyor.” dedi.

Yürüme robotu özgürleştiriyor!

Travmatik beyin ve omurilik yaralanmaları, inmeler, nörolojik veya ortopedik nedenlerden kaynaklanan yürüme yeteneğini kaybetmiş hastalarda, yürüme yeteneğinin tekrar kazanılması ve geliştirilmesi için robotik yürüme rehabilitasyon sistemlerini kullandıkların anlatan Dr. Havva Niyazoğlu, şöyle devam etti:

“Yürüme Robotu tedavisi ile yaralanma veya hastalık sonrası yürüme yeteneği etkilenmiş hastalarda, tekrarlayan yürüme hareketi ile yeni uyarım yolları oluşturarak beyin ve omuriliğin çalışmasına yardımcı oluyoruz. Bu sistemle, ‘göreve-özgü öğrenme’ oluşturarak yürüme yeteneğini yeniden kazandırıyoruz ve hastalarımızın günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını en üst seviyeye taşıyoruz.”

Çocuklar da “yürüme robotu” ile tedavi edilebiliyor

Serebral palsi, travmatik beyin hasarı, kas hastalıkları, diğer nörolojik ve genetik bozukluklara bağlı yürüme ve denge işlevi bozulmuş çocuk hastalar da robotik yürüme tedavisine alınabiliyor. Dr. Niyazoğlu, “Beyin ve kas gelişiminde sorun olan çocuk hastalarımız için konforlu ve güvenli bir şekilde geliştirilmiş robotlar ile beyne sürekli uyarı gönderilerek beyin ve kas hücrelerinin gelişimini sağlıyoruz. Bu sistemleri yaklaşık 4 yaşından itibaren tüm çocuk hastalarımızın tedavisinde başarıyla kullanıyoruz.” dedi.

Kol ve omuz ağrılarına “oyun ekranlı” robotik tedavi

İnme gibi merkezi sinir sistemi hastalıkları sonucunda kol ve omuzda meydana gelen fonksiyon bozukluklarında Omuz -Kol Robotu kullanılıyor. Motor becerilerini restore eden, hastanın koordinasyonunu artıran Omuz – Kol robotu ile doğru hareketlerin tekrarlayıcı şekilde yapılması yoluyla merkezi sinir sistemindeki organize edici biyolojik alt yapıyı uyarıyor.

Sanal gerçeklik ile entegre edilmiş oyun görevleri şeklinde uyguladığı için tedavi eğlenceli hale getirilerek hasta uyumu arttırılıyor.

El parmak robotu el becerilerini geri kazandırıyor

Beyin ve omurilik hasarlarından sonra oluşan felçlerde veya ellerdeki sinir kesilerine bağlı hareket kaybı tedavisinde ise El -Parmak Robotu kullanılıyor. Baş parmak dahil, her parmağın bağımsız olarak tek tek veya bir arada çalışmasını sağlayan el parmak robotu, hasta elin hareket etme ve doğal kavrama hareketini taklit ederek el becerilerini geri kazandırıyor. El cerrahisinden sonra yapılan bu rehabilitasyon ameliyat başarısını da doğrudan etkiliyor. 

Egzersiz “akıllı” sistemlerle bir fizik tedavi yöntemidir

Egzersiz, doğru uygulandığında birçok hastalıkta ve sağlık probleminde yüz güldürücü sonuçlar sağlayabilen bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor. Fizik tedavi rehabilitasyon alanında, “bir ilaç gibi, kesinlikle kişiye özel” uyguladıkları egzersiz programlarının önemine dikkat çeken Dr. Havva Niyazoğlu, “Günümüzde, birçok organ ve sistemi etkileyen hastalıkların tedavisine eklenen özel egzersiz programları sayesinde iyileşme sağlıyoruz. Hem yaşam süresi hem de yaşam kalitesi üzerine olumlu etkiler elde ediyoruz. Akıllı Egzersiz Sistemiyle, tıpkı bir ilaç gibi hastaya özel reçete hazırlıyoruz. Yaşını, genel sağlık durumunu, kas gücü, dayanıklılık ve esnekliğini değerlendirdiğimiz hastamız için; tüm bu parametrelere uygun olacak şekilde egzersiz planlıyoruz ve fizik tedavide maksimum fayda sağlıyoruz.” dedi.

Bilinçsizce ve yanlış bir şekilde yapılan egzersizle vücuda faydadan çok zarar verme ihtimalinin olduğunu vurgulayan Dr. Niyazoğlu, akıllı egzersiz sistemlerinin, yaralanma riskini en aza indiren güvenli egzersiz seansları olduğunu belirtti.

Suyun iyileştirici gücü adına “hidroterapi”

İnme, serebral palsi (CP), multipl skleroz (MS), parkinson, paralitik yürüyüş gibi nörolojik hastalarda, kas, iskelet sistemi ve spor yaralanmaları, kırıklar, kireçlenmeler, fibromiyalji, osteoporoz, obezite rehabilitasyonunda, protez ve diğer ortopedik operasyonlar sonrası rehabilitasyonda hidroterapiden yararlandıklarını söyleyen Dr. Niyazoğlu, “Suyun fiziksel özelliği kullanılarak, eklemleri üzerine yük bindiremeyen hastalar, suyun kaldırma kuvveti sayesinde rahatlıkla eklemlerini kullanarak egzersizlerini ağrısız ve aktif bir şekilde yapabiliyorlar.” diyerek şöyle devam etti:      “Suyun; eklemler, yumuşak dokular ve kaslar üzerine yumuşatıcı ve rahatlatıcı etkileri nedeniyle, aşırı kas kasılmaları, kramplar, ağrı ve eklem sertlikleri üzerine olumlu etkileri bulunuyor. Suyun direnç özelliği kullanılarak kasların kuvvetinin ve dayanıklılığının arttırılmasına yardımcı oluyor. Dolaşım ve lenf sistemini uyarıcı etkileri nedeniyle ödem ve dolaşım bozukluklarının tedavisinde de hidroterapiden yararlanıyoruz. Hastanın normalde yapamadığı hareketleri ve aktiviteleri başarabilmesi, egzersizlerini daha kolay ve eğlenceli şekilde yapabilmesi, moral ve motivasyonunu ve kendine güvenini de artırıyor.”

Daha Fazla Göster
Sağlık haberlerine hızlıca ulaşabilmek hem de destek olmak için Google News'te Sağlık News'e abone olun. 

Bir cevap yazın