Kadın Hastalıkları

Prof. Dr. Attar: “Kadın yaşamını etkileyen hastalıklarla mücadele için düzenli kontroller şart!”

Her ne kadar kadın ve erkek birçok yönden birbirine benzese de biyolojik ve davranışsal farklılıklar olduğu bir gerçek. Bu durum birçok hastalığın ortaya çıkışını, epidemiyolojisini etkileyebiliyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadınları en çok etkileyen hastalıklara dikkat çeken Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, kadınlarda en sık görülen hastalıkların başında meme kanserinin geldiğini hatırlattı. Bunun yanında, rahim ağzı kanseri, endometriozis, polikistik over sendromunun da sık görülen ve kadınların yaşamını ciddi şekilde etkileyen hastalıklar arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. Attar, hastalıklarla mücadelede düzenli kontrollerin önemine işaret etti. 

Kadınların hayatını etkileyen hastalıklarla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Erkut Attar, ilk sırada kanser türlerinin geldiğini ve burada da önceliğin meme kanseri olduğunu belirtti. 

‘’KADINLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN BİRKAÇ ÖNEMLİ HASTALIK VAR’’

“Kadınların dikkat etmesi gereken birkaç önemli hastalık var. Bunları sıklığına bakıldığında ilk sırada meme kanseri geliyor. Onun dışında üreme döneminde sık görülen kanserlerden biri de rahim ağzı kanseridir” diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar sözlerine şöyle devam etti: “Bunun dışında kadınlarda çikolata kisti olarak adlandırılan endometriozis de her 10 kadından birinde görülen ve kadını ciddi şekilde etkileyen bir sorun. Diğer taraftan kadın üreme sağlığı açısından baktığımızda yüzde 15-25 oranında gözlenen polikistik over sendromu da dikkate alınması gereken bir başka sorun. Elbette kadın yaşamında önemli bir dönüm noktası olan menopozu da unutmamak gerekir. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte menopoz dönemi ve sonrasında kadınların sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmesi de çok önemli bir hal alıyor.”

‘’BİRİNCİ SIRADA MEME KANSERİ GELİYOR’’

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında meme kanseri olduğunu belirten Prof. Dr. Attar, ‘Meme kanseri açısından şanslıyız. Çünkü tarama yöntemleri var. Yani iyi bir muayene hastanın kendini bilmesi, kendini muayene edebilmesi, bunun öğretilmesi, arkasından tabii ki düzenli mamografi kontrolleri ile hastalığı erken evrede yakalamak mümkün. Dolayısıyla 40 yaşından sonra her kadının yılda bir mamografi, yılda en azından bir ya da iki yılda bir kere bir de meme ultrasonografisini yaptırması gerekli. Bunları yaptırdığı takdirde meme kanserinden korkmamak lazım.” Diye konuştu. 

Meme kanserinin yumurtalık kanseriyle de bağlantılı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Attar, “Bu hastalarda yumurtalık kanserine daha fazla rastlanmasına karşın ne yazık ki bir tarama yöntemi bulunmuyor. Bu noktada yıllık düzenli jinekolojik muayene önem kazanıyor” dedi.

“RAHİM AĞZI KANSERİNİN ÖNEMİ ÖNLENEBİLİR OLMASI”

Üreme çağında en sık görülen kanserlerden bir diğerinin rahim ağzı kanseri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Attar, “Rahim ağzı kanserinin en önemli etkeni ‘human papilloma’ virüsü olarak adlandırılan HPV’dir. Ve hastalık öncü lezyonlarının 45 yaş altında görüldüğü biliniyor. Rahim ağzı kanserinin diğer kanserlerden en önemli farkı, sebebinin biliniyor ve önlenebiliyor olmasıdır. Bununla birlikte hastalığın genel olarak erken evrede belirti vermemesi ve sinsi ilerlemesi nedeniyle, düzenli sağlık taramaları bu kadınların hayatını kurtarıyor. Bu nedenle kadınların 3 yılda bir kere mutlaka smear testi yaptırmaları gerekiyor. Ayrıca cinsel yolla bulaştığı için korunma ve elbette aşılama son derece önemli” diye konuştu. 

‘’ÇİKOLATA KİSTİ HASTALARININ YÜZDE 30’UNDA İNFERTİLİTE GÖRÜLÜYOR”

Kanser türleri dışında kadınlarda en sık görülen hastalıklardan biri olan ve yaygın olarak çikolata kisti olarak bilinen endometriozisin de hem kadının genel sağlığı hem de üreme sağlığı açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erkut Attar, bu sorunun her 10 kadından birinde görüldüğüne işaret etti. Prof. Dr. Attar, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Geçtiğimiz zaman içerisinde endometriozin sıklığının artmaya başladığını görüyoruz. Burada genetik nedenler olsa da çevresel etkenler olarak sıralayabileceğimiz, gıdalardaki ek ürünler, kullanılan hormonlu ürünlerin artışta etkili olduğu biliniyor. Endometriozis hastalarının yüzde 30’unda kısırlık da yaşanıyor. Hastalık bu denli önemli olmasına ve sık görülmesine karşın toplumdaki farkındalık oranı çok düşük. Dünya Kadınlar Günü vasıtasıyla bir kez daha altını çizmek gerekirse; hepimizin amacı kadının yaşam kalitesini artırmak olmalı’’ şeklinde konuştu.

‘’YUMURTLAMA KUSURLARININ EN SIK NEDENİ; PCOS’’

Kadınlarda en sık görülen bir diğer hastalığın polikistik over sendromu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Attar, ‘’Polikistik over sendromu toplumda görülme sıklığı yüzde 15-25 oranlarına kadar çıkıyor. Hastalar bize, aşırı tüylenme, sivilce ya da jinekolojik problemlerle geliyor. En sık neden de adet görememe oluyor. Ancak bu hastalığın buz dağının göremediğimiz tarafı var. Çünkü polikistik over sendromu yumurtlama kusurlarının ve dolayısıyla kısırlığın en önemli nedenlerinden biridir.”

Polikistik over sendromu hastalarında ileriki senelerde kalp damar hastalıkları, diyabet ve onun da ötesinde rahim kanserlerinin de daha fazla görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Attar, “Bunları en baştan teşhis edip ve tedavi edilmesi ve sonrasında da düzenli takip edilmesi koruyucu hekimlik açısından da çok önemli” şeklinde konuştu.

“DİYABET, OBEZİTE VE KARDİYOVASKÜLER SORUNLARA  DA NEDEN OLABİLİYOR”

Polikistik over sendromununa bağlı, kadınlarda diyabet riskine dikkat çeken Prof. Dr. Attar, ‘’Polikistik over sendromu ile birlikte giden bazı durumlar var ki bunlardan biri insülin direnci. Özellikle kilosu fazla olan kadınlarda sorun daha da ciddi hal alıyor. Bu kadınları hem diyabete karşı hem de kardiyovasküler hastalıklara karşı korumak için tedavi gerekli. Toplumda kadınlarda kalp krizi daha az görülür diye yanlış bir algı var. Tam tersine kadınlarda da erkekler kadar hatta daha fazla kalp damar hastalıkları veya kalp krizi görülebilir. Özellikle menopoza giren kadın östrojen çekildikten sonra kalp damar hastalıkları açısından en az erkek kadar riskli olur. Bu konuda özellikle dikkatli olmak lazım’’ dedi.

“SAĞLIKLI YAŞAMIN ALTIN ANAHTARI DÜZENLİ MUAYENE”

Hastalıklarla mücadele noktasında yapılması gerekenleri anlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, ‘’En az yılda bir defa jinekolojik muayene gerekir. Bunun yanda 21 yaşından 65 yaşına kadar her üç yılda bir smear testi mutlaka alınmalı. Elbette düzenli kontrolleri de ihmal etmemeli. Yani bir kadının ömür boyunca düzenli takip yaptırması sağlıklı yaşamın altın anahtarıdır’’ dedi.

Sağlık haberlerine hızlıca ulaşabilmek hem de destek olmak için Google News'te Sağlık News'e abone olun. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir