Üroloji

Prostat ve Kalp Hastalıkları Ortak Kader mi?

Üroloji Uzmanı Op. Dr N.Zafer TOKATLI konu hakkında önemli bilgiler verdi.

İyi huylu prostat büyümesine (BPH) bağlı olarak gelişen idrar boşaltım zorluklarına ait şikayetler (örneğin; idrara başlamada güçlük, gece sık idrar çıkma, idrarı tam boşaltamama hissi, daha zayıf ve ince kalibrede idrar yapma, idrar sonunda damlama, idrarda tekrarlayan kanama ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu) özellikle 50-60 yaş üzerindeki erkeklerde sık görülmekte olup bu erkeklerin bir kısmında yaşam kalitesini ciddi anlamda bozmaktadır. Öyle ki bazı hastalar bu şikayetler nedeniyle 1-2 saatlik bir seyahate bile çıkamadıklarını, sosyal hayatlarının kısıtlandığını ve gece sık uyandıkları için yeterince dinlenemediklerini ve ertesi gün işlerinde verimlerinin düştüğünü ifade etmektedir. Hatta bazılarında bu şikayetler o kadar can sıkıcı hale gelir ki, gittikleri bir ortamda önce tuvaletin nerede olduğunu öğrenme gereksinimi duyarlar.

         İyi huylu prostat büyümesine bağlı ameliyat gereken bu hasta grubunun önemli bir kısmında aynı zamanda da değişik derecelerde kalp -akciğer hastalıkları da bulunmaktadır. Özellikle beslenme ve hareket alışkanlıklarımızın değişmesi sonucu şeker hastalığı, obezite, hipertansiyon gibi hastalıkların daha sık görülmesi ayrıca sigara kullanımı gibi  risk faktörleri nedeniyle kalp -akciğer hastalıklarına daha sık rastlanmaktadır.

         Prostat ameliyatı için başvuran bu hastaların birçoğu daha önceden geçirilmiş kalp kapak ve/veya damar ameliyatı, koroner kalp damarlarına stent uygulanması, kalp ritim bozuklukları, AC damar tıkanıklıkları (pulmoner emboli) nedeniyle “halk arasında kan sulandırıcı” olarak tariflenen pek çok farklı ilaç kullanmaktadır.

        Bu ilaçları kullanan ve prostat ameliyatı olacak hastalar için bu durum ayrıca önem taşımaktadır. Hastalar ameliyat öncesi mutlaka bir kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirildikten sonra bu ilaçların bir kısmını ameliyattan birkaç gün önce kesmek yeterli olmaktadır. Bazılarında ise ilaç değişikliği yapılıp geçici bir süre iğne tedavisi kullanmak gerekebilmektedir. Ameliyat sonrası da mümkün olan en kısa sürede eski tedavilerine dönmeleri yine kardiyologlar tarafından önerilmektedir.

İşte bu noktada hem ameliyat sırasında hem de ameliyat sonrasında kanama kontrolünü en iyi sağlayan yöntem olarak HoLEP (holmiyum lazerle kapalı prostat ameliyatı) özellikle son 10 yıldır tüm dünyada güvenle ve yüksek başarı oranları ile Altın Standart yöntem olarak öne çıkmaktadır. Özellikle büyük hacimli prostatlarda; diğer kapalı ameliyat yöntemlerinin aksine, HoLEP ameliyatı sonrasında prostat kapsülü hariç doku kalmadığı için ameliyatı takiben erken dönemde kanama kontrolü sağlanmaktadır. Bu yönüyle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar için ilk seçenek olmaktadır ve kısa sürede eski ilaçlarını kullanmaya başlamalarını sağlamaktadır. Ayrıca HoLEP ameliyatı sonrası geride sadece prostat kapsülü kalması ve tekrar büyüyecek artık doku kalmaması nedeniyle geç dönemde ki kanama riskleri de ortadan kalkmakta ve hastalar kan sulandırıcı ilaçlarını güvenle kullanmaya devam etmektedir.

Sağlık haberlerine hızlıca ulaşabilmek hem de destek olmak için Google News'te Sağlık News'e abone olun. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir