Psikiyatri – Ruh Sağlığı

Diyabet mi Psikiyatriden, Psikiyatri mi Diyabetten Kaynaklanır?

Journal of American Medical Association’da 2008’de yayınlanan araştırma, diyabetin depresyonda, depresyonun da diyabette rol oynadığına ilişkin kanıtlar ortaya koymuştur. Depresif olmayanlarla karşılaştırıldığında, depresyon düzeyi yüksek olanlarda diyabet gelişme ihtimali neredeyse % 50 daha fazla bulunmuştur.

Uzm. Dr. Gülşah Meral Özgür
Uzm. Dr. Gülşah Meral Özgür

Genel nüfus ile karşılaştırıldığında, depresif kişilerde sigara içme, aşırı yeme, daha az egzersiz yapma, ve aşırı kilolu olma eğilimi daha fazla olduğundan, tüm bu olumsuz faktörler diyabet riskini arttırmaktadır. Golden’in çalışması, tüm bu faktörlerin depresyonlu deneklerdeki yüksek diyabet oranlarına katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur.

Ama başka faktörlerin de etyolojide rol oynadığı düşünülüyor. Bir endokrinolog olan Golden, depresyonun bazı fizyolojik değişikliklere yol açmak suretiyle insanları diyabete yatkın hale getirdiğinden kuşkulanmaktadır. Depresyon hem kortizol gibi stres hormonlarının hem de enflamasyona yol açan diğer moleküllerin düzeylerini yükseltmekte ve bu kimyasallar da diyabet oluşumuna katkıda bulunmaktadır.

Depresyon, diyabetin yanı sıra başka birçok hastalıkta da rol oynamaktadır. Depresyonun yüksek oranda kalp hastalığı, inme, osteoporoz ve belki de demans ile ilişkili olduğunu bilimadamları yıllardır biliyorlardı. Stres hormonları ve enflamatuvar moleküller tüm bu hastalıklarda rol oynuyor. Depresyon ve diyabet arasındaki bağ, sosyoekonomik düzey ile ilginç bir şekilde yakından ilişkili görünüyor. Michigan Üniversitesi’nden Mezuk’un yaptığı ve American Journal of Public Health’de yayınlanan yeni bir çalışmada, depresif olup da eğitim düzeyi lise veya daha altı olanlarda diyabet olma riski % 200 daha fazla bulunmuştur.

Tetiklemede aktif olan taraf hangisidir? Diyabet mi, psikiyatrik sorunlar mı? Aslında her ikisi de olabilir. Kronik gidişli bir hastalık olarak diyabet psikiyatrik sorunları tetikleyebilir. Öte yandan depresyonda ya da bazı psikotik tablolarda kişi kendine yeterince bakmadığı, beslenmesi bozulduğu ve hareketsiz kaldığı için diyabetin erken ortaya çıkışını tetikleyebilir. Ayrıca psikotik tablolarda kullanılan bazı ilaçlar da aşırı kilo alımına neden olarak diyabeti tetikleyebilir.

Diyabet hastalarının %18’inde tedavi gerektiren psikiyatrik sorunlar yaşanmaktadır. Yani 5 diyabet hastasından birinin psikiyatrik desteğe ihtiyacı vardır, ancak bu hastaların sadece 10’da birinin psikiyatrik hastalığı tanımlanabilmektedir.

Kadınlarda depresyon ve yeme bozuklukları, erkeklerde ise cinsel işlev bozukluğu daha sık görülmektedir. Psikoterapi diyabet tedavisinin en önemli parçalarından biridir. Böylece hastanın uyumu kolaylaştırılıp diyabete bağlı komplikasyonların gelişimi geciktirilebilir. Stresli durumlarla başa çıkma stratejileri geliştirilerek strese bağlı kan şekeri düzensizlikleri azaltılabilir.

Tıbbi tedaviye rağmen kan şekeri düzenlenemeyen olgularda ise stres ve kaygı önemli faktörler. Diyabet tanısı alan hastalarda farklı emosyonel tepkiler ve uyum güçlükleri sıklıkla karşılaşılan sorunlar. Kronik gidişli, çeşitli sınırlamalara yol açan ve bireyin komplikasyonlarla baş etmesini gerektiren bir hastalık olması nedeniyle, hastalar yeni yaşamlarına uyum konusunda güçlük çekiyorlar. Bağımsızlıklarını kaybetme kaygısı, beden işlevlerinde daha fazla bozulma olacağına ilişkin korkular, cinsel yetersizlikte artma olacağına ilişkin kaygılar sık sık gözlenmekte.”

Diyabetli bireyler ve Depresyon tedavisi

Depresyon; İstek kaybı/Dikkat kaybı/Unutkanlık/ Gelecekle ilgili olumsuz düşünmenin yol açtığı bir takım tedaviye uyumsuzluk durumlarına yol açabilir. Burumda diyabetli birey istek kaybı/dikkat kaybı, unutkanlık, gelecekle ilgili olumsuz düşünme sebebiyle;

  • Önerilere uymama
  • İlacı düzenli kullanmama
  • Önerilen fiziksel aktivite/diyeti uygulamamaya başlayabilir.

Diyabet ile depresyonun tedavisi, şeker kontrolü ve depresyon belirtilerini izleyen eşgüdümlü bir yaklaşım gerektirir. Psikolojik ve tıbbi bakımı, tıbbi izlem, bireysel diyabet eğitimi ve yeterli toplum desteği en etkili tedavi bileşenleridir. İlaç tedavisinin yanı sıra;

  • Motivasyonel terapi/Stres yönetimi
  • Baş etme becerilerini artırma/ Vaka yönetimi
  • Bilişsel Davranışcı Terapi uygulanan yöntemlerdir.

Takibinizi yapan doktor veya sağlık profesyoneli, diyabetli bireyin durumunu da dikkate alarak en uygun tedaviyi önerir.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu